|
“Yeniden Gelen Göçmenler Defteri”: Carr “Tarihsel süreç süreklidir; bugünün geleceğe nasıl yansıyabileceğini bilmezsek, geçmişin bugüne nasıl dönüştüğünü hiç anlayamayız. Her kuşak tarihi yeniden gözden geçirmelidir. Zaman zaman yeniden gözden geçirilmeyen tarih yavaş yavaş ölür ve toplumsal oluşumun dramatik iniş çıkışlarının yerine, geleneksel söylencelerin durgun görüntüsü geçer.”diyor. Kuşkusuz bu yeniden gözden geçirme yazılı belgelerle yapılır. Ama yazılı belgeler yoksa ya da yetersizse, tarih onlar olmadan da yapılır. Sözlerle, şarkılarla tarih yapılır. Resimlerle, gravürlerle, toprakla, mağarayla, kiremitlerle, zeytinle, şarapla, bağ fideleriyle tarih yapılır. Arkeologların taşlar, jeologların kayalar, kimyagerlerin eski maden eşyalar üzerine yaptığı araştırmalarla da tarih yapılır. Ve elbette anılarla tarih yapılır. Bizler bu belgeselle II. Dünya savaşı yıllarında, savaşa dahil olmuş Yunanistan ile savaş dışı kalmış Türkiye’nin ilişkilerini, 2007’de tekrar gözden geçirmeyi deniyoruz. Çünkü bugüne kadar yapılmış gözden geçirmelerde, gözden kaçmış bir olguyu ele aldık. Ege kıyılarında, Türklerle Yunanlıların birlikte yaşama, birbirine yakın olma, komşu olma macerası, ortak bir hayatı şöyle ya da böyle oluşturma öyküsü, aslında mübadeleyle bitmiyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Alman faşizmi Yunanistan’ı esir aldığında, Yunan halkının bir kısmı, özellikle adalar halkı, Türkiye topraklarına yöneliyor. Ege kıyılarında, Alaçatı’da, Çeşme’de, İzmir’de, Kuşadası’nda, Marmaris’te ortak bir hayat kuruluyor. Öyle ki belgelere baktığımız zaman, gelenlerin kayıtlarının tutulduğu defterin başlığı “Yeniden Gelen Göçmenler Defteri”. Özetle, Croce’nin dediği gibi, bütün tarih “çağdaş tarihtir” çünkü her ne kadar irdelenen olgular eskilere ait görünse de, tarih aslında o olayların hatırlandığı şimdiki anın gerekleri ve konumlarıyla ilgilidir. ARAŞTIRMA YÖNTEMİ Çalışmada araştırma yöntemi olarak, belgesel–tarihsel yöntem kullanılacaktır. Bu yöntem temel olarak: a) Arşiv verileri; b) Sözlü tarih ve hayat hikayeleri c) Kişisel belgeler; d) Görsel malzeme; e) Kamu dokümanları ve literatür taraması teknikleriyle biçimlendirilecektir. Çalışmanın yakın tarih çalışması olması nedeniyle, sözlü tarih kayıtlarının ağırlıkta olacağı açıktır. Yine aynı nedenle, gerek Yunanistan gerekse Türkiye’de resmi kayıtlar da daha zengin olacaktır.
Bu projenin hedefi, birbirinin kültürleri üzerinde derin izler bırakmış iki ulusun ilişkilerinin, yüksek politikalar dışında, halkları nezdinde nasıl şekillenebileceğine ilişkin bir izlek oluşturmaktır. Bu projenin hazırlayıcıları olarak, bu hazırlık sürecinde karşılaştığımız insan hikayelerini aktarmayı, ulusların hikayelerinde öyle kalıcı ezel ve ebet düşmanlıkların, yaşamın doğası gereği barınamayacağı inancını paylaşmayı ve bu inancı gelecek nesillere aktarabilmeyi hedeflemekteyiz. Projenin yakın tarihli olması, ülke olarak geç başladığımız tarihi kayıt altına alma çabalarımızı kolaylaştırmaktadır. Şu anda, o günleri hatırlayan, yaşayan en genç kuşak 60’lı yaşların sonlarını sürüyor. Dolayısıyla bu proje, zamanın elinden bazı tanıklıkları almayı da hedefliyor. |