Sizi tanıyabilir miyiz?
İbrahim Gündenç 

Buraya (Güzelçamlı) nereden geldiniz?
Leftere’den geldik.

Nerde Leftere?

Yunanistan’da.

Leftere’yi hatırladığınız kadar bize biraz anlatır mısınız nasıldı o Leftere? Güzel bir yer miydi?
Pek iyi bilmem de, bir Rum karısı Dimitra vardı. Çarşıda fırını vardı kocasının, karısı bir kağıt yazar bana verir beni aşağı yollar fırına. Ona ekmek alırım. Kocası dükkandan ne lazımsa alır verir bana, getiririm evine onu hatırlarım, çarşıya inerdim.

Rum kadın?
Rum, Rum kadın.

Peki, Rum kadınla nasıl anlaşıyordunuz?
Türkçe biliyordu.

Peki, Leftere’den buraya geldiniz, geldiğiniz zamanı hatırlıyor musunuz? Nasıl geldiniz?
Hatırlarım, gemiye bindik, 7 köy gemiye binmiştik. Akdeniz Vapuru’na. Gemi yan yatmış, oranın ileri gelenleri bu tarafa gelin demiş, gemi batıyor. Hepsini o tarafa, gemi düzelsin diye, bağırdığını hatırlarım. İhtiyar vardı, dedem, ben kucağında yatardım.

Peki siz?
İzmir’e çıktık, İzmir’e çıktığımızda iskân müdürü büyüklerimize İzmir boş, gelin sizi buraya yerleştireyim demiş, kabul etmemişler. Seygi köyünü, Selçuk’u, Kuşadası’nı teklif etmiş, yok ille burayı istemişler.

Neden burası?

Tütün çıkarıyormuşlar, tütüncüymüşler.

Peki onu nerden öğrendiniz siz?
Bizim büyüklerimiz söylerdi, onu dedem falan söylerdi.

Rumlar siz gelmeden önce Leftere’ye  burdan mı gitmişler..

Buradan, buradan gelmişler, buradan.

Onu anlatır mısınız?
Değişme yapmış Atatürk. Bunlara orayı, bizi burayı.

Oraya gelen Rumlarla konuştunuz mu? Konuşuyor muydunuz yada?
Ben bilmem ki ne konuşayım?

Burada kimler varmış siz gelmeden önce?
Rumlar varmış işte, Yunanlar.

Peki siz buraya ilk geldiğinizde, ‘24’te buraya yerleşmeye geldiğinizde, Güzelçamlı nasıl bir yerdi? Bomboş muydu, kimse yok muydu?
Boş boş kimse yoktu. Hiç kimse yoktu, boş. Herkes beğendiği eve gitti, hangi ev güzel oraya. Herkes beğendiği eve gitti, evler Rum evleri, alçak evlerdi. Sonra millet tarlasını sattı yeni yaptı, evi yıktı yaptı. Tarla kalmadı millette.

Selanik’te, köyünüzde ne iş yapıyordunuz ne iş yapıyordu sizin büyükleriniz?
Onlar da tütün dikiyormuş, tütün dikerdiler, rençperlik yapardılar.

Buraya gelince?
Burada gene öyle işte tütün ekerdiler, rençperlik yapardılar, arpa buğday diktiler.

2. Dünya savaşı Almanlar Yunanistan’a girdiğinde bir çok Yunanlı buraya gelmiş galiba.
Buraya geldi, çıktı.

Onu anlatır mısınız? Nasıl geldiler? Hatırlarsınız siz onları.
Onlar kayıkla, bidonları bağlamışlar birbirine, bidonların üstüne çıkıp gelmişler. Hep İtalyanlar çıktı. Arap dayının bir kuru duvarı vardı orada, oraya sancağı İtalyanlar dayadı onu hatırlarım, oradan bağırdı subayları, bağırdı bizim bayrağımız düştü atın yere dedi. Yere attılar, kaçarken okulda bayrağı görüyorlar, bayrağı indirin aşağı dedi onların subayları. Bayrağı yere attılar, arkadan geçtiler.

Yunanlıları hiç karşıladınız mı, hiç konuştunuz mu?
Yemek veren oldu çok, öteberi aldılar, evet.

Nasıl geldiler, nereye çıktılar önce?
Buraya çıktılar sahillere çıktılar. Karakollara, dik burunlara, oradan bu tarafa geldiler.

Sonra burada?
Silahlarıyla, silahları katırlara yüklemiş bizim askerler, buradan Bergama’ya sevk ettiler hep. Bergama'ya kamp varmış, Bergama’ya gittiler hep.

Peki, gelenlerin içinde kadın, erkek, çocuk, nasıldı gelenler?
Vardı vardı.

Yani daha çok erkek mi vardı, kadın mı?
Kadın da vardı erkek de vardı.

Peki, gelen Yunanlar burada hiç kaldılar mı? Sizin Güzelçamlı da 1 gün, 2 gün falan?
Kalmadılar, geçici hep, sevk ettiler, geçici.

Siz neler yaptınız nasıl karşıladınız onları?
Onlara evlerde ekmek verdiler, hep yemek verdiler beslediler.

Peki, gelenlerin içinde Türkçe bilen var mıydı?
Türkçe vardı bilenler, vardı. Türkçe vardı.

Hiç isim hatırlıyor musunuz?
Hayır.

Peki, daha sonra savaş bittikten sonra, hiç geri dönüp burayı ziyaret eden oldu mu?
Gelmedi, gelmedi, gelmedi, gelen yok.

Güzelçamlı’da siz ilk geldiğinizde hiç birşey yoktu bomboş bir yerdi Güzelçamlı değil mi? Sonra n’oldu birdenbire böyle her taraf ev şimdi?
Millet burası tütüncüydü, tütün dikiyorduk hep, arpa, buğday, pamuk millet dikiyordu. Sonra tütün kaldı. Çocuklar, burada Fransız köyü vardı, gençler oraya gitti, oradan emekli oldular. Çok tütün kaldı, başladı millet tarla satmaya. Böyle geçim yaptılar işte.

Şimdi hiç bir şey kalmadı elinizde?
Kalmadı. Bu evi ben nerden yapacağım, tarla sattım yaptım ben bu evi. Burası bahçeydi benim, burada kimse yoktu, boştu burası ben ev yaptığımda.

Ne zaman yaptınız kaç yıl önce yaptınız burayı?
1989’ da yaptım.

Peki, ilk buraya geldiğinizde, buranın yerlileri vardı Giritliler vardı siz mi vardınız?
Burada kimse yoktu. Giritli Mahallesi orda.

Davutlarda?
Davutlarda.

Nasıldı aranız?
Biraz köyle arası açıktı ama sonra gitgide millet anlaştı.

Peki, Giritliler genelde Rumca konuşuyorlarmış pek böyle adetleri çok benzemiyormuş falan öylemi?
Rumca konuşurdular. Türkçe konuşun derdik onlara.

Peki, siz geldiğiniz köyde, Selanik’te kendi aranızda hep Türkçe mi konuşurdunuz?
Biz Türkçe konuşurduk ama içlerinde Türkçe konuşmayan vardı onların.

Yunanlıların mı?
Evet. Anaramaşa’da dere vardı, orda çocuklar kayrak oynuyor. Gençler, paleler Türkler bizim, Veli vardı. Oyuna istedi girsin, onu kabul etmediler. O da kayrakların hepsini dereye attı. Hepsi yüklendi bunu dövmeye, bu sefer baktı olmayacak kaçtı, arkasında paleler, gitti içeri girdi. Ben de gidiyorum, ufak çocuk arkasına kapıyı kapattı. Oradan çıktı, 2 tane karı vardı, Izmara ve Anişya. Kapıya çıktı, ne istiyorsunuz dedi. Buraya girdi dedi Veli, onu çıkarın dışarı. Buradan defolun gidin dediler,  jandarmaya haber veririm, dövdürürüm sizi dediler.

Yunanlı kadınlar değil mi?
Yunan karıları. Yani bizi korurdu onlar.

Peki, çok teşekkür ederiz sizi yorduk kusura bakmayın.

Hayır, hayır, orada Kara Hasan’ın babası varmış, binermiş bir Yunanın arkasına. Beni eve getir diye dürtermiş onu. Bir Rum karısı bunu not etmiş. Türk devriymiş . Türk devri gidiyor, Yunan devri geliyor, bunu alıyorlar bir kuyuya atıyorlar. Kayayla bastırıyorlar orayı. Milletin keçisi çoktu orda. Bizim dedenin vardı keçi sürüsü, böyle meydan genişti. Milletin keçisini gelir 2 tane pale, keçilerin istediğini, beğendiğini alır giderdiler. Hiç alamazsın, bir şey diyemezdin, alır giderdiler.

Teşekkür ederiz.

 


 


» Abdülgani Kalaycı
» Ahmet Akcan
» Ahmet Gönül
» Ahmet Yorulmaz
» Ali Onay
» Angeliki Voyaci
» Bayram Dikoğlu
» Bekir Sıtkı Baykal
» Dimitrios Karaminas
» Dimitros Karatzitzis
» Fatma Bozdemir
» Hacer Kurt
» İbrahim Gündenç
» Kazım İnam
» Manolis Violatzis
» Mehmet Hayati Ocak
» Nikos Demerci
» Nikos Karavas
» Osman Hakkı Akbaykal
» Panayotis Doukas
» Spiros Pavlis
» Yorgos Photellis
» Yorgos Primos