Mandamado’da Dimitri Karacici’nin evindeyiz. Senelerce yerel yönetimle uğraştı ve halen uğraşıyor Belediye Başkanı seçilmiş. Kendisi seyyar bir arşivdir. Arşivinden 1941-1944 yıllarına ait bilgiler edineceğiz, bilhassa Yunanlıların Türkiye’ye geçişlerini.

O zaman Türkiye yolu ile Ortadoğu’ya gitmeye mecbur kalan insanlar çok zor durumda idiler. Açlık, kovuşturma vs vardı, burası yaşanamaz bir hal almıştı ve mecburen gurbete çıkıyorlardı. 

Sebepleri?
Sebepleri sıralarsak, ilkinin açlık olduğuna inanıyorum, birçok kişi çeşitli vaatlerle Ortadoğu’ya iş bulmaya gittiler. İngilizlerin hedefi ise bunlardan istifade edip savaş levazımatı üretecek fabrikalarına personel bulmaktı. İkinci sebep; kovuşturma nedeni ile Yunanistan’da kalmaları imkansız olanlar, Ortadoğu’ya gitmeye mecbur kalıyorlardı. Tabi bunların arasında savaşa katılmak isteyenler de vardı. Gizli Servis birçok subayı da sevk etti, Ortadoğu kuvvetlerini desteklemek için.  

Mandamado’da bunun için bir teşkilat var mıydı?
Burada herkes biliyor, karşı sahillere organize bir şekilde insan sevk etmek için bir üs kurulmuştu, bir de Sarakina’da vardı. Her iki üs, Ulusal Kurtuluş Hareketi (EAM) kontrolü altında idi, sorumlusuysa, Dimitro Kumilis idi. Bu sevkiyat EAM tarafından ve kendi amaçlarına hizmet etmek için düzenleniyordu.Teşkilat tamamen bir gizlilik içinde çalışıyordu, hatta tesadüfen sevkiyatı göreni zorla karşıya yolluyorlardı.
Bu, karşıya geçişlerin organize haliydi. Bundan başka, tek başına kendi teşebbüsü ve imkânları ile gidenler de oldu. Mesela 16 yaşında iki genç, Panayotis Balis ve Apostolos Hacianagnostu, bavul ve bir nevi çamaşır teknesi ile büyük zorluklarla karşıya, Ayvalık’a geçmeyi başardılar. Organize sevkıyat haricinde tek başına gidenler büyük problemlerle karşı karşıya geliyorlardı. Bazen rüşvet vererek, bazen de onlara gerçekten yardım etmek isteyen kişilere rastlayarak hedeflerine ulaşıyorlardı. Geri gönderilenler de olmuştu, böyle problemler de yaşandı. Nisan 1941’de Almanlar Yunanistan’ı işgal edince ve Yunan ordusu dağılınca, birçok asker yürüyerek Meriçten Türkiye’ye girdi. 

Türkiye’de onları nereye götürdüler?
Bir kısmı buraya geri döndü, bir kısmı ise Ortadoğu’ya gitti. Meriç’i geçtiklerinde, onları yakaladılar, hapse koydular ve bilhassa Bursa hapishanesinde çok çektiler, mahrumiyet içinde ve psikolojik baskı altında kaldılar. Zamanla durum değişmeye başladı, daha organize bir hal aldı. Daha güneyde, İngilizlerin bir nevi etkisi altındaki bölgelerde yaşam şartları çok düzeldi. Bana anlattıklarına göre Bergama’da çok iyi ve çok insani bir davranışla onları karşıladılar ve bana “Bergama’da çok iyi insanlar yaşıyor” diye anlattılar.

 


» Abdülgani Kalaycı
» Ahmet Akcan
» Ahmet Gönül
» Ahmet Yorulmaz
» Ali Onay
» Angeliki Voyaci
» Bayram Dikoğlu
» Bekir Sıtkı Baykal
» Dimitrios Karaminas
» Dimitros Karatzitzis
» Fatma Bozdemir
» Hacer Kurt
» İbrahim Gündenç
» Kazım İnam
» Manolis Violatzis
» Mehmet Hayati Ocak
» Nikos Demerci
» Nikos Karavas
» Osman Hakkı Akbaykal
» Panayotis Doukas
» Spiros Pavlis
» Yorgos Photellis
» Yorgos Primos